• Selim Ural

Dergicilik sektörü bu fuarda buluştu

TÜRDEB Dergi Günleri Fuarı Koordinatörü - Murat Ayar

Türkiye Dergi Editörleri ve Yayın Yönetmenleri Birliği (TÜRDEB) tarafından bu yıl 4.’sü düzenlenen Türkiye Dergi Fuarı dergiseverlere kapılarını açtı.

Röportaj: Selim Ural / İstanbul Ajansı

24 Ekim 2013

Birbirinden farklı tarz ve yaklaşımlara sahip dergi editörlerinin kurdukları TÜRDEB, her yıl Türkiye Dergi Fuarı adıyla çeşitli etkinlikler düzenledi.


Tarihi Sirkeci Tren Garı’nda 23 - 27 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen 4. Türkiye Dergi Fuarı’na kültür, sanat, ilim, aile, çocuk, sağlık, mizah, düşünce ve tasavvuf gibi birçok alanda yayın yapan yüz yirmi kadar dergi katıldı.


TÜRDEB Koordinatörü Ayar, İstanbul Ajansı’na konuştu…


İstanbul Ajansı’nın sorularını yanıtlayan TÜRDEB Türkiye Dergi Fuarı Koordinatörü Murat Ayar, bu fuar ile dergilerin hala gündem belirleyici unsurda olduğunu, internet medyasını besleyen önemli kaynaklardan birisinin hala dergiler olduğunu göstermek istediklerini söyledi. Türkiye’deki dergicilikte en büyük sorununun dağıtım olduğunu belirten Ayar, bu alanda bütün yükün PTT’ye bindiğini, dergilerin İstanbul’dan çıktıktan sonra 3 gün içerisinde ulaştırılamamasının kendileri için sorun olduğunu söyledi.


“Dijital dergiler şuan iş yapmaz”


Dijital dergilerin kısa vadede talep görmeyeceğini, ancak 30 yıl içerisinde dijital dergi sayısının artacağını söyleyen TÜRDEB Türkiye Dergi Fuarı Koordinatörü Murat Ayar, dergilerin hem aidiyet anlamında, hem de dokunulabilirliği ve ulaşabilirliği noktasında daha samimi olduğunu dile getirdi.


- TÜRDEB olarak dergiciliği yaygınlaştırmak için yaptığınız faaliyetler, etkinlikler neler?


TÜRDEB olarak, dergi ile okuru bir araya getiren en önemli organizasyon olan Türkiye Dergi Fuarı bu sene 4. kez düzenliyoruz. Bu fuar ile dergilerin hala aslında gündem belirlediğini, internet medyasını besleyen önemli kaynaklardan birisinin hala dergiler olduğunu göstermek istedik. Zaten internet medyasına baktığımızda, damıtılmış bilgilerin hep dergilerin alıntılar olduğunu görebiliyoruz.


Bunun dışında biz TÜRDEB olarak her ay düzenli olarak bir araya geliyoruz. Toplantılarımızda hem kendi sorunlarımızı paylaşıyoruz, hem de sorunlarımıza çözüm bulabilmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dergicilik anlamında, matbaacılığın biraz daha yaygınlaşmasıyla ve ucuzlamasıyla dergi çıkarmak oldukça basitleşti. Ama bizlerin en önemli sorunu dağıtım. Dergileri, okuyucuya ulaştırma noktasında sıkıntılar yaşıyoruz. Bizler TÜRDEB olarak bu sorunu nasıl çözebileceğimizi değerlendiriyoruz.

"PTT'nin de çözüm üretmesi lazım"


Türkiye’deki dergiler, tabir-i caizse kendi yağında kavrulmaya çalışıyor. Burada gördüğünüz birçok dergi, insanların kendi maaşlarından katkı koyularak çıkarılmaya çalışılıyor. Dergilerin abonelerinden alınan cüzî rakam, o dergiyi ayakta tutmaya yetmiyor.


Dergimiz, İstanbul dışına çıktıktan sonra üç gün içerisinde Doğu’daki, Karadeniz’deki veya Akdeniz’deki bir ilçeye, bir beldeye veya bir kasabaya ulaşmamışsa bundan eksiklik görüyoruz. Maalesef bu yük de sadece PTT’nin üzerinde. PTT’nin de bizimle beraber ‘Buna nasıl çözüm üretebilirim?’ sorusuna cevap araması gerekiyor.


- Türkiye’deki dergicilik sektörünü, Avrupa ile kıyasladığımız zaman nasıl değerlendiriyorsunuz?


Avrupa’daki dergicilik sektörelleşmiş durumda. Yani ticari bir faaliyet halini almış durumda. Borsada hissesi olan, büyük kapital şirketlerin bir parçası olmuş durumda. Türkiye’de ise dergicilik, belli bir misyonu olan, edindiği amaç doğrultusunda yayın yapıyor. Hedefi, kendi düşüncesini yaygınlaştırmaktır. Bu anlamda Avrupa basını nicelik olarak daha iyi görünse de nitelik olarak Türkiye’deki dergicilik daha başarılı. Bu durum; Mısır, Libya gibi İslam ülkelerinde de böyledir. Türkiye’de gerek İslami olsun, gerek sağ olsun, gerek sol olsun bütün entelektüeller, dergi mektebinde yetişmiştir. Holdinglerin parçası olan dergiler haberde özgür olamaz. Bu dergiler, bir değerlendirme yaparken maaş aldıkları firmanın çıkarını gözetmeden çalışamazlar.


- Fotoğraf, gazete gibi birçok mecra dijital ortama kayıyor. Dergicilik sektörü, bu dijitalleşmenin neresinde kalıyor? Size göre, dijital dergicilik ne zaman yaygınlaşır?


Türkiye’de dijital dergicilik şuanda pek yaygın değil. İşin doğrusu, dergiciliğin dokunulabilir bir şey olması gerektiğini düşünüyoruz. Dergi, sadece abone olan birisine ulaşmıyor, birçok kişiye ulaşıyor. Evde yaşayan herkes onu görüyor. Dolayısıyla hem aidiyet anlamında, hem de derginin dokunulabilirliği ve ulaşabilirliği noktasında daha samimi oluyor. Nasıl ki fastfood sağlıklı bir beslenme şekli değilse, şuan için internet medyasın da sadece anlık olan bilgi ihtiyacımızı gideriyor. Ama damıtılmış bilgiden bahsedeceksek, üzerine düşünülmüş bir paketten bahsedeceksek, okurken bile emek sarf etmemiz gereken habercilikten bahsedeceksek eğer, bunun için dergicilikte özellikle matbu (basılmış) dergiciliğe ihtiyacımız var. Belki 30 sene sonra dijital dergicilik yaygınlaşabilir. Ama yakın zamanda böyle bir değişimin olacağına ihtimal vermiyorum.

"Dergiler daha kalıcı"


Dergiciler, özellikle son dönemde internet medyasına karşı, hızlı haberciliğe karşı; çok ciddi çevirilere, araştırma dosyalarına, uzmanlık alanlarındaki hazırladıkları haberciliğe yöneldiler. Şuan için dergicilik, diğer kaynakları da besler durumda.


Gazeteler şuan özel haberlerle ön plana çıkmaya çalışıyor. Gazeteler o anın ihtiyacını karşılıyor. Misal bizim dergimizde bu ay Taksim Gezi Parkı olaylarıyla ilgili haberlere yer verildi. Bu konuyla ilgili internet medyasında, sosyal medyada yüz binlerce yorum yapıldı. Ama kalıcı olan dergideki oluyor, sosyal medyadaki ve gazetedeki unutulup gidiyor. Olaylardan sonra belli bir zaman geçiyor, insanlar düşünüyor, farklı fikirler bir araya getirilerek değerlendirme yapılıyor. Gazetede, 5N1K kuralını gerçekleştirdikten sonra haber üzerinde çok fazla bir şey yapmaya gerek yok. Ama dergicilikte bunlara daha rahat yer verilebiliyor.


- Peki çok teşekkür ediyorum.


Ben teşekkür ederim.


Kaynak Link

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • Beyaz LinkedIn Simge

© İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki fotoğraflar ve diğer dökümanlar izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz. Şahsımdan izin almak veya kaynak göstermek suretiyle bilgi paylaşımı yapılabilir.